Etkin Yöneticilik ve Liderlik: Bir Değişim Yaratma Arzusu | Laba Uluslararası Eğitim Platformu
Blog

Arama

Etkin Yöneticilik ve Liderlik: Bir Değişim Yaratma Arzusu

İş hayatında değişim ve liderlikte insan odaklı yaklaşım vurgusuyla, kişisel ve kurumsal dönüşüm yolunda rehber bir üst düzey yönetici mentörünün deneyimlerine konuk oluyoruz.

cover-41-6573283b5649a285321906-min-65786f2e0d23d948954053.jpg

Etkin yöneticilik ve liderlik, günümüz iş dünyasında öne çıkan kilit unsurlardan biri haline geldi. Bu kavramlar, iş hayatında değişim yaratan bir güç olarak, hem bireylerin kariyerlerindeki gelişimlerini hem de kurumların başarısını etkilemekte. Saygıdeğer eğitmenimiz Beril Atakul ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızda, bu önemli konuları daha yakından ele alarak, iş dünyasında etkin liderlik ve yönetimin temel prensiplerini keşfedeceğiz.

Kariyerinize nasıl başladınız?

İngilizce Ekonomi lisans eğitimimin bana geniş bir perspektif kattığını düşünüyorum. Bununla birlikte üniversiteye başladığım ilk yıllarda finans dünyasına ait olmadığımı hissediyordum. Üçüncü sınıftayken kariyer olarak, daha fazla anlam bulduğum işletme ve pazarlama konularına odaklanma kararı aldım. Bu kararı takiben yaklaşık 13 yıl boyunca uluslararası firmalarda stratejik pazarlama, pazar araştırma, müşteri içgörüsü ve deneyimi alanlarında kıdemli uzman, yönetici, üst düzey yönetici rolleriyle görev aldım.

Kurumsal firmalarda çalışırken, şirket içinde neden mütemadiyen mutsuz hissettiğimizi, çalışanların neden memnuniyetsiz olduğunu, yöneticilerin niçin bu dengeyi kuramadığını sorgulamaya başladım. Bu sorular iş dünyasına dışarıdan bakarak sorduğum sorulardı. Hakkında çok şey bildiğim iş dünyasının içinde benim gibi sorular soran ve yanıtlar arayan birçok iş insanı vardı. Daha mutlu çalışmak nasıl mümkün olurdu? İş ve hedeflerini gerçekleştirirken aynı zamanda keyifli, güvenli bir iş ortamı nasıl yaratılabilirdi? Bunu sağlayacak bir yöneticilik tarzı nasıl olmalıydı? 

Bu sorulara yanıt aradığım bir dönemde işimden ayrıldım ve biraz içe dönmek ve geleceğe doğru daha bilinçli, daha derin düşünmek amacıyla koçluk eğitimi almaya karar verdim. Başlangıçta amacım sadece kişisel olarak gelişmek ve derinleşmekti. ID Coaching International Koçluk Okulu’nda tamamladığım eğitim süreci bana çok şey kattı, hatta daha eğitimin ilk aylarında çevremdeki kişilerden kendime dair olumlu geri bildirimler almaya başladım. İnsanlar bana, “Bir şey değişti, inanılmaz dengeli ve huzurlusun, her ne olduysa bunu bize de öğret" demeye başladılar.

1,5 yıl süren eğitim süreci boyunca, bireylerle pratik amaçlı gerçekleştirdiğim koçluk görüşmeleri sonrası aldığım olumlu geri bildirimlerin de etkisiyle, 2011 yılında koçluğa profesyonel olarak başlama kararı aldım. Sonrasında koçluk aldığım şirkette eğitmen olarak da görev aldım ve kurumsal koçluk projelerini yönetmeye başladım. Bunun ardından koçluk hizmeti ve eğitimleri verdiğimiz kendi şirketimizin kurucu ortağı olduğum yıllarda koçluğun aslında bir araçtan öte, kurumların temel ihtiyacı olan iş-insan dengesini kurmaya hizmet eden çok etkili bir felsefe ve tutum olduğunu daha da iyi anladım.

Bu dönemde, kurumsal bir geçmişim olmasının da etkisiyle, ağırlıklı olarak kurumsal bireyler ve yöneticilerle çalışmaya başladım. 2018’in Eylül ayında LC Waikiki ile yollarımız kesişti ve kurumun üst düzey yöneticilerinin ve liderlerinin gelişimi odağında 5 yıl sürecek kurumsal mentörlük kariyerime başlamış oldum. Bir bütün olarak değerlendirirsek, kariyer hikayemin ilk kısmı insanı anlamak, tanımak ve ne yapabileceğime kafa yormak üzerineydi, ikinci kısım ise fark ettiklerim için aksiyon aldığım kısım oldu diyebiliriz.

Kursun olmazsa olmazları sizce neler? Kursla öğrencilere aktarılacak en kritik beceriler neler?

Kursun olmazsa olmazlarından biri iş-insan dengesi teması. Yani, yöneticinin insan dengesini işle paralel nasıl kuracağı ile alakalı bir dizi beceri. Burada hassas bir denge var. Burayı şefkatli veya çok iyi bir insan olmak veya her söyleneni yapmakla karıştırmamak lazım. Gerçekten insanı anlayan, ama aynı zamanda iş hedeflerine odaklı, gözü vizyonda olan, güçlü yöneticiler oluşturmayı hedefliyoruz. Bu, kursun en önemli odaklarından biri.

İkinci olarak, koçvari yöneticilik kritik bir yaklaşım. Koçvari yöneticilik tek bir dersin başlığı da olsa, aslında tüm derslerin içinde karşımıza çıkacak. Kurs boyunca birçok derste bu konuda derinleşeceğiz ve koçvari yöneticiliği iş hayatında ne zaman ve nasıl hayata geçirebileceğimizi pekiştireceğiz. 

Üçüncüsü, anlamlı hedefler. Yöneticiler hedeflerle çalışır ve bu hedeflerin kişiler için anlam ifade etmesi önemlidir. Yönetici, hedefi yönlendirdiği kişinin, konuyla bağ kurmasını ve konuyu sahiplenmesini sağlayarak hedefi anlamlı hale getirmeyi öğrenebilirse, iş insan dengesinde insan kısmını da kapsayarak yönetmenin anahtarını bulmuş olur.

Bunlar, bence en önemli üç konu ve kursun temel kazanımlarını oluşturuyor. Ek olarak, değişim yönetimi de büyük önem taşıyor. Bugünün dünyasında karmaşık bir belirsizlik var. Bu ders, ekiplerin her türlü değişime adapte olabilecek şekilde, güçlü yöntemlerle nasıl yönetileceğini öğretiyor. Değişim yönetimi diğer ders konuları için de katalizör görevi gören kritik bir diğer odak.

İşinizin en çok hangi kısmından keyif alıyorsunuz?

İşimin en çok keyif aldığım kısmı, insanların iş ve özel hayatlarına bir bütün olarak dokunabilmek. Demek istediğim şu ki, 25 yıldır iş hayatındayım ve bu süreçte fark ettiğim şey, insanların kendilerini daha tatmin ve mutlu hissettikleri bir zihniyete geçişleri ve bunun için davranışsal değişim başlatmaları iş hayatlarına etki etmekle kalmıyor, aileleri, çocukları ve sosyal çevreleriyle olan ilişkilerine de yansıyor. Çepeçevre “Daha iyi bir yaşam sunma” ve bunun için yol arkadaşı olma arzusu en büyük motivasyonum. Bunun yanı sıra, biz mentörler, geleceğin yöneticilerine ilham ve yön veren, bu anlamda geleceğin şekillenmesine katalizör olan bir rol de üstleniyoruz. Bu yönüyle de yaptığım işten büyük heyecan duyuyorum.

İnsanların dünyayı olumlu yönde değiştirebileceğine olan inancım çok yüksek. Bu değişimin en büyük farkını yöneticilerin yaratacağını düşünüyorum. Çünkü onlar, geniş çaplı değişim kapasitesine sahip kurumları temsil ediyorlar ve aynı zamanda geleceğin liderlerini yetiştiriyorlar. Evlerine gittiklerinde, öğrendikleri her şeyi çocuklarına aktarıyorlar. Yöneticiler sadece çalıştıkları kurumlarda değil, aynı zamanda toplumun içindeki bireylerin hayatlarında da davranışsal anlamda rol model olma etkisi yüksek bireyler.

Kursu tamamlayan katılımcılar arasında hangi başarı hikayelerini paylaşabilirsiniz?

Kursu tamamlayan katılımcılar arasında farkındalığı çok yüksek olan, kendileri ve işleri için neyin iyi olduğunu öğrenen ve bu iyi olma halini nasıl sürdüreceklerini etkili bir şekilde odağa alan kişiler var. Bu odaklanma, etki yaratacak, ayrıntılı bir aksiyon planı oluşturmayı içeriyor. Bazı katılımcılar bu alana daha önce hiç bakmamış, o yüzden bu alan onlarda göz açıcı bir deneyim yaratıyor. İnsan odaklı yaklaşıma, geri bildirimin önemine ve ekibi nasıl daha iyi iş birliği ve pozitif iletişim içinde yöneteceğine daha önce hiç odaklanmamış kişilerin farkındalığı da artmış durumda. Kimileri ise kursta öğrendikleri teknik ve yöntemlerin gelişim adına üst yönetimle paylaşabilecekleri çıktılar olduğunu fark etmiş durumdalar. Yani haliyle, kurs ilerledikçe insanlarda davranış değişiklikleri başlıyor. Koçvari yöneticilik becerilerinin kullanılmasını talep eden ödevler sayesinde insanlar iş hayatlarında bu beceriye daha fazla geçiş yapmaya karar veriyorlar. Bilgiyi sadece bir ders içinde değil, tüm derslerde pratiğe dökerek öğretmek bu dönüşümleri destekliyor.

Ayrıca, grup olarak katılanlar da büyük fayda sağlıyorlar. Aynı ekipten ya da kurumdan olan katılımcılar, eğitim sürecinde veya eğitimin hemen ardından kurumları için değişiklikler yapma girişiminde bulunuyorlar. Bu da kümülatif bir dönüşüm ve etkileşimli öğrenme sağlıyor.

Eğitimin gücü ise şurada yatıyor: Katılanların iş hayatlarındaki rol ve pozisyonları fark etmeksizin, herkesin bu kurstan kendi rolü odağında net bir fayda sağladığını görüyoruz. Bu kurs, aile işlerini devralanlar, kendi şirketini kuranlar, küçük ya da büyük kurumlarda farklı düzeylerde yöneticilik yapanlar ve hatta ileride yöneticilik yapacak olanlar için kolektif bir fayda sağlıyor. Kurs çok geniş bir yelpazedeki iş insanlarına dokunuyor.

Önerilen gönderi:

image-40-1-6540dd5e3580e875567578.png

İş Hayatında Bir Adım Öne Çıkma Rehberi: Atomik Alışkanlıklar

Okuyun

Eğitim boyunca kullanılacak araçlarda olmazsa olmazlar neler ve bunlar öğrencilerimize ne gibi faydalar sağlayacak?

Kursumuz, akademik modellerin yanı sıra iş hayatında 13 yıldır gerçekleştirdiğim davranışsal dönüşüm deneyimlerini de içeriyor. Değişim yönetimi modellerini, dünyaca geçerliliği olan ICF'in etik standartlarıyla temel koçluk becerilerini, etkili geri bildirim ve takdir biçimlerini ve çok daha fazlasını içeriyor. Ayrıca, yüksek performanslı ekip oluşturma ve ekiplerin en temel aksaklıkları aşma odaklarında, yüzlerce şirkette, binlerce kişide denenmiş, başarısı kanıtlanmış yöntemler de içeriyor. 

Eğitimde verilen bilgilerin pratiğe dökülmesi sağlanıyor. Katılımcılar, yöntemleri uygularken hangi noktalarda zorlandıklarını, başarılı olmak için hangi adımları izlemeleri gerektiğini öğreniyorlar. Ayrıca, katılımcılar arasında deneyimlerini paylaştıkları ve birbirlerinden öğrendikleri bir alan oluşturuluyor.

Ödevler kursun önemli bir parçası, katılımcıların kendilerini ve ekiplerini 3-5 yıl sonra bile değerlendirebilmelerine olanak tanıyor. Yani bu ödevler kalıcı yöntem ve kontrol listeleri sunarak katılımcılara rehberlik ediyor, ileride saklayıp kullanılacak araçlar sağlıyor.

Kursumuz, davranış değişikliği üzerine odaklanıyor ve teorik bilginin ötesine geçiyor. Katılımcılar, kursun ardından somut adımlar atabilen ve davranış değişikliği gösterebilen yöneticiler haline geliyorlar. Bu eğitim, katılımcıların kariyerlerinde ve hayatlarında olumlu etkiler yaratma isteklerine destek oluyor.

Eğitimde öğrenilen yöntemlerin bilinçli bir şekilde uygulanmasıyla, daha yapısal ve herkesi kapsayan değişimler ortaya çıkıyor. Pozitif davranışların yükseldiği, daha olumlu bir yöne doğru ilerleyen bir atmosfer yaratılıyor. Bu anlamda eğitim, insanları daha bilinçli, yapılandırılmış ve pozitif bir yöne taşıyarak gerçek bir kilometre taşı olma niteliği taşıyor.