“Muhasebenin doğru çalışmadığı yerde, finansın işi çok zordur” | Laba işletme okulu
Blog

Arama

“Muhasebenin doğru çalışmadığı yerde, finansın işi çok zordur”

Adidas'ın Almanya'da yer alan genel merkezinde Kıdemli Finans Müdürü olarak görev yapmaya hazırlanan Sena Gölebakar Çevik ile SAP, finans ve muhasebe üzerine yararlı bir sohbet gerçekleştirdik

2-618e815ee9772983709606.png

SAP, finans ve muhasebe gibi konuları netleştirmek için Adidas gibi dünyaca ünlü bir kurumun Almanya genel merkezinde görev almaya hazırlanan Sena Gölebakar Çevik’in kapısını çaldık. Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat lisansı ardından, Marmara Üniversitesi Management and Organization bölümünde Yüksek Lisansını tamamlayan ve kariyerinde Intercontinental Hotel, Mavi Jeans, Sony, Unilever, AAK ve Adidas gibi çok uluslu şirketler bulunan Sena Gölebakar Çevik uzun yıllar finans ve muhasebe departmanlarında görev aldı. Meslekte 14. yılını tamamladı. Serbest Muhasebeci, Mali Müşavirlik ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları belgelerine sahip olduktan sonra, şimdilerde ise 6 yıllık deneyiminin bulunduğu Adidas Türkiye'deki Kıdemli Muhasebe ve Vergi Müdürü görevinden, Adidas'ın Almanya'da yer alan genel merkezine Kıdemli Finans Müdürü olarak geçiş yapmaya hazırlanıyor. Global şirketlerin satış odaklı yönlerini özümseyerek, içinde bulunduğu finans biriminde şirketlerin bu hedeflerine uygun projelerde yer aldı, kurduğu ekipleri satış ve pazarlama odaklı olarak yetiştirmeye öncelik verdi. 

#1.  SAP (SYSTEM, APPLICATION & PRODUCTS) NEDİR?

Gün geçtikçe ülkeler arasındaki sınırların soyutlaşması ve gelişen küreselleşme ile meslek dallarımızda ve mesleki uygulamalarımızda çeşitli standartları yakalamış bulunmaktayız. Gerek yabancı doğrudan yatırımlarla ülkemize gelen firmaların bilgi işlem birimlerinde yakalamak istediği birlik, gerek aynı ölçüde büyük firmaların bu uygulamaları emsal alması nedeniyle bugün orta ve büyük ölçekli çoğu firmanın ERP programı SAP olarak kendini göstermektedir. Bundan yıllar öncesinde kullanılan, lokal veya ülke bazlı muhasebe uygulamalarının yerini artık dünya ile ortak dilimiz olarak, SAP kullanarak yakalamış bulunuyoruz.

#2.  SAP uygulamaları nelerdir?

SAP günden güne kendini geliştiren, adeta canlı bir organizma diyebiliriz. FI, MM ve SD modülleri olduğu bilinen Alman menşeli bu uygulamanın, finans, maliyet ve satış modülleri dışında ticari ve ticari olmayan satınalma modülleri, tedarik zincirinin takibini sağlayacak order sistemi ve özellikle global firmaların, kendi aralarındaki ithalat / ihracat işlemleri ile ilgili oluşturdukları dokümanların günlük çalışan batchlerle diğer ülkedeki ERP programına aktarılmasını sağlayan özelliklere sahip modülleri bulunmaktadır. SAP’nin son versiyonu S4 / Hana ile SAP’yi büyük firmalar için vazgeçilmez kılan, entegrasyon ve otomasyona karşı user-friendly yapısı daha da desteklenmiştir. Global firmaların bilgi işlem birimlerinin, proje takvimlerinde yerini almasıyla birlikte bu birkaç yıl, ülkemizdeki SAP kullanan firmaların da sistem güncellemesi ile bu yeni versiyona geçiş için proje yürütme çalışmaları gerçekleşecektir. 

#3.  SAP ile neler yapılır?

 SAP üzerinde, satınalma talebinin, siparişinin yaratılmasından, faturasının sisteme alınıp ödenmesine (purchase to pay), satış taleplerinin, siparişlerinin yaratılmasından, fatura kesilip, tahsilatının yapılmasına kadar olan tüm süreçler (order to cash) takip edilmektedir. Ülkemizde Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminin portalinde yasal olarak oluşturulması gereken, e-fatura, e-arşiv fatura, e-irsaliye gibi tüm süreçler de SAP ile entegre olarak takip edilebilmektedir. Ürün alımı ve ürün satışı gibi şirketin depodaki elleçleme süreçlerindeki barkod sistemleri SAP’ye yüklenerek otomasyonda önemli adımlar atılmaktadır. SAP’de muhasebe ekiplerinin yapması gereken dönem sonu işlemleri, birer işlem koduna bağlı olarak gerçekleştirilmektedir. Kur farkı değerlemesi, amortisman yürütülmesi, maliyet çalıştırılması gibi işlemler arka planda çalıştırılan kodlarla gerçekleştirilmektedir. Bunun dezavantajı, yeni yetişen meslektaşlarımızın bu otomasyonun rahatlığına kapılarak, bilgi seviyelerini canlı tutmakta zorlanmaları olabilir.  Muhasebeci arkadaşlarıma, sistem üzerinden otomatik ve entegre olarak gerçekleşen bu işlemlerin, yasal veya global denetimlerde mantığının açıklanması gerektiğini unutmamalarını tavsiye ederim.

#4.  Finans ile muhasebenin farkı nedir? 

Finans; şirketin ortaya çıkardığı rakamlarına makro, muhasebe ise mikro bakış açısıdır diyebilirim öncelikle. Muhasebe finansın alt dalı olarak, finansın istediği temel bilgileri yaratan, oluşturan bir belkemiğidir. Muhasebede şirketin finansal tablolarındaki kredibilitesini, karlılığını ve şirketin sürdürülebilirliğini göstermesi gereken rakamlar yaratılıp, bu rakamların dayandığı belgeler kayıt altına alınırken, şirketin ve mevzuatın koyduğu kurallara uygunluğu kontrol edilir. Muhasebe fonksiyonu, bu analizleri nedeniyle içinde finansal kontrolörlüğü de barındırır. Finans ise, şirketin yönetim kurulu, varsa dış ortakları veya bankalar ve finans kuruluşlarıyla paylaşılan raporlarının kontrol ve sahipliğini üstlenen birimdir. Şirketin kar-zarar durumu, gelecek yıllar için sürdürülebilir karlılığı sağlayacak rakamların hedeflenmesi, bu hedeflerin takibi ve bu takibe yön vermek için gerekli nakit akışının kontrolünü ve yönlendirmesini yaparak şirketin içindeki iş birimlerine partnerlik yapan ekip; finanstır. Muhasebenin doğru çalışmadığı yerde, finansın işi çok zordur.  

#5. Paranın zaman değeri nedir ve nasıl hesaplanır? 

Paranın zaman değeri bugün elimizde bulunan likitin gelecekte ulaşacağı değer veya gelecekte sahip olmak istediğimiz nakitin bugün elimizdeki değeridir. Paranın değeri bir günden diğer güne değişkenlik göstermektedir. Özellikle ülkemiz gibi enflasyonist ortamlarda, şirketlerin yatırım kararlarını alırken paranın zaman değerini göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Bugün elimizde olan para, hiçbir yatırım işlemi görmediği takdirde bir yıl sonra, bugünkü değerinin çok daha altında olacaktır. Bu nedenle faiz kavramıyla birlikte mevcut parayı alternatif yatırımlarla değerlendirmemiz gerekir, değerlendirmediğimiz her alternatif bize görünmez maliyet olarak geri dönmektedir. Bu yüzden fırsatları değerlendirerek şirket yapımıza en uygun yatırım aracını bulmalıyız. Paranın zaman değeri, basit - bileşik faiz yöntemi ile katlanılan faizin hesaplanmasıyla bulunur. Faiz hesaplaması için, faiz oranı ve paranın bahse konu olan dönemi önemlidir. Bugün elimizde bulunan paranın gelecek senelerdeki faiz oranı eklenerek elde edeceği değer ile bugünkü değeri birbirine eşittir. Faiz ile değerlenmeyen paramız ise, bugünkü değerine göre gelecekte değersizleşecektir.

#6. Şirketler nakitlerini nasıl değerlendirirler? Nakit değerlendirme büyük şirketlerin olmazsa olmazı mıdır?

 Şirketlerin varlığını idame ettirme amacı, karlılık yaratmak ve pazardaki yerini korumaktır. Karlı bir şirket, risk alırken daha cesur davranıp, geleceğe dair planlamalarını daha rahat yapma hakkını kazanmış olur. Elde edilen karı & geliri korumak ve değerlendirmek ise şirketin ikincil amacı olarak gelir. Giderleri planlı bir şekilde gerçekleştirip, elde kalan karı efektif bir biçimde değerlendirmek şirketlerin olmazsa olmazıdır. Bankada atıl durumda bulunan paraları,  spot / overnight mevduatlarla değerlendirmek önceliklidir. Ayrıca ülkemiz gibi kur riski yüksek olan coğrafyalarda, döviz olarak tasarruf edilen paralar ve dövizli ödemelere karşı kendi paramızı korumak amacıyla bankacılık sisteminde yapılan hedge işlemleri hayat kurtarır niteliktedir. Şirketlerin henüz yeni yeni alıştığı kripto paralar ise gelecekte çok daha yaygın nakit değerlendirme yöntemleri arasında yerini alacak gibi görünüyor.

Haber bültenimize abone olun

Takip ettiğiniz için teşekkür ederiz