Dijitalleşen Finans: Ertan Türkmen ile Günümüzde CFO Olmanın Püf Noktaları | Laba Uluslararası Eğitim Platformu
Blog

Arama

Dijitalleşen Finans: Ertan Türkmen ile Günümüzde CFO Olmanın Püf Noktaları

CFO kursumuzun eğitmeni Ertan Türkmen ile modern iş dünyasında bir CFO’nun görevlerinden, verginin önemi ve dijitalleşmenin finans dünyasındaki etkilerine uzanan bir röportaj gerçekleştirdik.

cover-30-6565e0d57d657110755162-min-657714178a117230371225.jpg

ACCA, CPA ve SMMM sertifikalarına sahip, Doğuş Group ve Johnson & Johnson gibi büyük şirketlerde Kurucu CFO rolünü üstlenmiş tecrübeli eğitmenimiz Ertan Türkmen’e, CFO eğitimimiz öncesinde eğitim detaylarını, değişen dünyamızda bir CFO’nun sahip olması gereken görevleri ve finans alanında yıllar boyunca biriktirdiği deneyimlerini sorduk. Keyifli okumalar!

Turizm, sağlık hizmetleri ve medya gibi birçok farklı sektörde çalıştınız. Çalıştığınız alanların mali işler bölümleri hakkındaki gözlemleriniz nelerdir?

İş hayatına denetim şirketlerinde başladım. Denetim şirketleri birçok sektörle alakalı olan ve esasında birçok sektörü kapsayan bir hizmet kolu. Bu anlamda, Türkiye’de, Polonya’da ve New York’ta çalışırken farklı alanlarda gözlem yapma fırsatım oldu. Balık üreticiliğinden, Rolls Royce’un denetimine kadar geniş bir yelpazede tecrübe edindim. Bankacılık, sigorta şirketleri, çikolata üreticileri, inşaat şirketlerinden baraj inşaatına kadar birçok alanda çalıştım. Bu noktaya geldiğinde geniş bir perspektif kazanıyor insan. Tabiri caizse İsviçre çakısı gibi oluyor. Her şeyi bir şekilde görüyor, hissediyor ve anlıyorsunuz. Öte yandan, teknik olarak da kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. İşin en sonunda muhasebe, mali işler ve finans konusu var ve bu konuların içinde de ayrı bölümler mevcut.

Finans deyince insanlar bunu parayla ilgilenen bir bölüm olarak algılıyor. Türkiye’de ve dünyada da aynı durum geçerli. Esasında müteşebbisler finans kökenli olmayınca problem çıkabiliyor. Sonuçta bu sektörün de kendine özel durumları ve eğitimleri olduğundan bol bol tecrübe kazanmak, birilerinden feyzalmak gerekiyor. Herkes muhasebeci olabilir ama muhasebecilik ya da mali işlerde çalışmak dirayet istiyor. Çünkü bir şekilde insanların bakmak istemediği şeylere bakmak, yapmak istemedikleri şeyleri yaptırmak ya da yapmak zorunda kalıyorsunuz. Neticesinde, mali işlerin bir yönü de tabii ki para bulmak, onu yönetmek ve düzgün bir kayıt tutulmasını sağlamaktan geçiyor. 

Bu farklı deneyimlerden yola çıkarak, mali işler söz konusu olduğunda nelere dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz? Bir CFO’nun bu noktadaki rolü nedir?

Şirket olarak kârınız veya hisseniz varsa vergi otoritesi ve sermaye piyasası kurulu gibi denetleyici kurumlarla sürekli etkileşim halinde oluyorsunuz. Vergi herkesin korktuğu bir olgu. Esasında korkulması da gerekiyor. Bu konuda hep şöyle bir hikâye anlatırım: 

Amerika’da, en azılı mafya babası Al Capone’u bile vergi borcundan hapse atabilmişlerdir. Ancak muhasebecisinin kayıtlarına ulaşılıp, neyin kayıtlı işini yaptıkları bulunduktan sonra hapse atılmıştır. Tabii işlediği suçların haddi hesabı yok ama bu suçlardan dolayı bir yaptırım uygulanamamıştır. Özellikle Amerika’da yaşarken vergiye verilen önemi gözlemledim. SCC gibi vergi otoriteleri çok ciddi kuruluşlar. Türkiye’de ve dünyanın her yerinde de durum bu. Müteşebbislerin yapmaya çalıştıkları şey biraz daha kendi çıkarlarını düşünmek. Bu tarihin başlangıcından beri süregelen bir düşünce yapısı. Ben neyi daha fazla elde edebilirim? Bu hırsla birlikte devletin koyduğu vergiler sorgulanabiliyor. Bu noktada, transfer fiyatlandırması gibi kurallar koyuluyor. Sermaye piyasasına koteyseniz orada da dikkat etmeniz gereken unsurlar doğuyor. Bununla beraber, her sektörün kendine has bir stili var. 

Tüm bu durumlarda, mali işlerde kural koyucuların dediklerini bir şekilde şirket sahipleriyle beraber şirket ortaklarına yansıtmak ve buna göre de şirketin düzenini kurmak önem kazanıyor. Burada en basit anlamıyla mali işlerden bahsediyorum. Mali işler normalde daha kapsamlı ve artık bu noktalara da uzanmaya başladı. 

Eskiden şirketlerin benim gördüğüm kadarıyla, genel müdürleri ve CEO'ları pazarlama ve satış bölümünden çıkardı. Son zamanlarda genel olarak kaynakların gittikçe kısıldığı bir dünyada yaşadığımız için daha dikkatli olmak gerekiyor. Eskiden “Ekmek aslanın ağzında” diye bir deyim vardı, şimdiyse asıl soru “Aslan nerede?” Rekabet çok büyük ve bu durum ne yazık ki yeni nesillerin iş bulmasına da yansıyor. Kaynakları tükettiğimizden dolayı artık kalan kaynakları daha iyi kullanmak gerekiyor. Bu kaynakları kullanırken de sadece bir açıdan bakmak yeterli değil. Birçok açıdan bakmak lazım. Düzenleyeceğimiz eğitimde de, benim birçok sektörde ve farklı ülkelerdeki çalışmalarımdan yola çıkarak bir CFO’nun esasında ilgilenmesi gereken tek konunun mali işler olmadığını göreceğiz. Aynı zamanda, ACCA’de kalifiye olabilmeleri için maliyecilere verilen stratejik iş liderliği dersine değineceğiz. Çünkü stratejiye katkıda bulunacak iş liderleri yetiştirmek gerek. 

Tecrübeli bir CFO olarak, CFO olmak isteyen profesyonellere hangi önerilerde bulunursunuz? Bu alanda gelişmek isteyenlere tavsiye ettiğiniz temel beceriler nelerdir?

Bir CFO olarak, sadece muhasebe işlerini, UFRS ve Türk muhasebe standartlarını bilmek yeterli değil. Çünkü bazı durumlarda yorum yapmanız, danışmanlık vermeniz gerekiyor. Teknik kavramları öğrenmek o kadar da zor değil. Asıl önemli olan, işin detayını öğrenmek. İşin detayını öğrenmek operasyonun yansımasını takip edebilmek demektir. Operasyonu anlamamak çeşitli sorunlara yol açabilir. Bir koltuk örneğinden ilerleyelim. Bu koltuğun müşterisi kimdir? Nerede satılır? Nerede lokasyonu olması gerekir? Kaç liradan satılması gerekir? Kaç liraya mal edilmesi gerekir? Bu ürün nereden alınır? Müşteri memnuniyeti var mıdır? 

Klasik anlamda muhasebe dediğiniz zaman müşteri memnuniyetini düşünmeyebilirsiniz. Odak noktanız maliyet, kâr ve vergi gibi alanlar olur. Esasında, her an işi hissetmeniz lazım. Bu da müşteri memnuniyetini anlamadan mümkün değildir. Bu yüzden, pazarlama ve satışa da hakim olmanız gerekir. 

Bu kavramlara yeni diyoruz ama aslında artık yeni sayılmazlar. Ben 2001 yılında New York’tan dönerken cep telefonum yoktu. 30 senelik bir devinimden bahsediyoruz. 30 sene içinde dünya dijital ve mobil anlamda çok gelişti. AI, Big Data derken artık statik düşünmemek gerekiyor. Geniş açıdan değerlendirme yapmanız gerekiyor. Bunu yapamazsanız başarılı olamazsınız.  Esnek olmalısınız. Mali işler doğası gereği daha katıdır. Tabii ki süreçleri birlikte yönettiğiniz için bu süreçlerde kuralların olması, kurallara uyulması ve bu sürecin bir kişi tarafından kontrol edilmesi gerekir. Ama CFO, daha stratejik bir pozisyona sahip olduğu için stratejinizi geliştirmek esneklik gerektireceğinden o katılıktan sıyrılmak gerekir. CFO’ların insanlara dokunabilmeleri şarttır. Hiçbir şey o kadar kesin değildir. İnsanları bir şekilde ikna edeceksiniz. Eğer kurallar koyacaklarsa, benim yorumum insanlarla beraber olmaları ve bütün departmanlarla birlikte çalışmaları.

Özetlemek gerekirse, mali işler sadece muhasebe değil, aynı zamanda strateji geliştirmeyi gerektirir. CFO olmak isteyenlere, geniş bir perspektife sahip olmalarını, teknik becerilerini geliştirmelerini ve insanlarla etkileşimde bulunabilmelerini öneririm. Dijital dönüşüm ve gelişen teknolojiyi takip etmeleri, analitik düşünceyi geliştirmeleri önemlidir.

Dijital dönüşüm ve gelişen teknolojinin finans dünyasına etkileri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Özellikle otomasyonun finansal raporlamaya etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben iş hayatıma denetim şirketinde başlayıp, Türkiye, Polonya ve New York’ta çalıştıktan sonra, Türkiye’ye Siemens’in Dijital Dönüşüm Lideri olarak döndüm. Biz o projede, şu anda e-devlet dediğimiz kavramın altyapısını oluşturan parçaları kurduk. Vergilerde tam otomasyon projesi, milli emlak yani devletimizle ilgili, altyapısında ne varsa birbirleriyle iletişim kurulacağı sistemi kurduk. Bu yapıyı kurarken olay ne kadar hızlı hareket ettiğiniz. Şu an sosyal güvenlik kurumu üzerinde milyonlarca insanın milyonlarca kaydı var. Bunların hepsi zamanında büyük defterlerde yapılan hesaplardı. Şimdi bunlar robotlar sayesinde saniyesinde gerçekleştiriliyor. Ve siz eğer bunları kalem ve defterle yapmaya çalışırsanız bu işi başaramazsınız. Bu olay, işinizi yönetirken her noktada dijital olmanız gerektiği anlamına geliyor. Her sürecin girdisi diğer bir sürecin çıktısıdır. Her şey birbiriyle bağlantılı olduğu için dijitalleşme çok önemli.

Ek olarak, müşteriye hizmetinizi teslim ettikten sonra, o müşteriyle ilişkiniz devam etmeli. O kişi sizin ileride potansiyel müşteriniz olmaya devam ediyor. Bu noktada CRM devreye giriyor. CRM, ERP gibi alanlar burada büyük rol oynuyor. Son olarak bunun analizinin yapılması, yani pazarlama anlamında ben nerede ve nasıl durmalıyım sorularının cevaplanması gerekiyor. Baktığınız zaman satışın 6P’sinden tutun, olacağınız yerlere kadar ‘big data’ dediğimiz veriler ve o verinin bilgiye nasıl dönüştüğü önemli. Bu bilgiyi dijitalleşmeden işleyemez, yönetemezsiniz. Bu analizlerden yeni ürünler çıkarılması, pazarlamanın düzenlenmesi tüm sürece etki ediyor.  Koltuk örneğine dönecek olursak, bir koltuk için ne kadar kumaş kullandığınız, bunların ne kadarının fireye gittiğini bulmak da önemli. Bunu hesaplamazsanız, maliyetiniz çoğalır ve yönetimi sağlayamazsınız. Diğer tarafta da satış var. Müşteriye satabildiğiniz ürün, bu ürünü iyi bir fiyata satabilmeniz ve müşteri memnuniyetini ölçebildiğiniz bu bilgileri toplama ve analiz etme konusunda da dijitalleşme çok kritik. Burada bilgiyi yönetebilme gücü devreye giriyor. Bilgiyi yöneten, dünyayı da yönetiyor.

Önerilen gönderi:

preview-65576c9518806744851084.jpg

Yatırım Dünyasına Giriş: Temel Kavramlar ve Popüler Yatırım Stratejileri

Okuyun

Vereceğiniz CFO eğitiminin ana kazanımları nelerdir ve katılımcılara finansal raporlama ve analiz yapma konusunda neler katacaktır? Ayrıca, eğitime katılacak kişilerin pratiğe dökülebilecek hangi becerileri geliştireceklerini ve dersin uygulamalı yönlerini açıklar mısınız?

Temelde baktığınız zaman ana konumuz muhasebe. Muhasebe açısından finansal raporlama ve muhasebe standartlarını öğrenerek ana kurallara hakim olmak gerekiyor. En basitinden dönemsellik ilkesi. Dönem boyunca yapılan işlemlerin tahakkuk bazında kayda girilmesi. Dönemsellik ilkesi, tahakkuk bazı ve nakit akışlı muhasebe gibi temel noktalar. Örneğin, şu an Bahçeşehir Üniversitesi’nin yüksek lisans programında finans dersi veriyorum. Ve görüyorum ki bazı öğrencilerim bankacılık gibi alanlarda çalışıyor olsa da hâlâ tahakkuk bazını anlamış değiller. Kursumuzda örnekleriyle bu konulara değineceğiz. 

Muhasebenin temellerinden yola çıkarak bilançodan nakit akışlarına kadar mali tabloları ele alacağız. Bunların neler olduğunu muhasebe ile harmanlayarak nasıl analiz edeceğimizi göreceğiz. Çünkü size CFO olarak “Ne durumdayız?” gibi sorulacak gelecek. Mali tabloların analiz edilmesi istenecek. Geçen seneye ve rakiplere dair veya karşılaştırma olarak kimi alıyorsanız o karşılaştırmalar istenecektir. Ayrıca, CFO’nun kendi işini bilmesi, mali tablolara hakim olması ile beraber paranın yönetiminde dikkat edilmesi gereken paranın zaman değeri gibi ilkeleri tartışacağız. Temel anlamda faiz hesaplaması yapacağız.

Daha üst seviyeye ilerlediğimizde bir şirket birleşmesi durumunda şirketin yönetilmesi nasıl olacaktır, şirket veya proje değerlemesi nasıl yapılacaktır bunları göreceğiz. Bir projeye yatırım yapacak mıyım, yapmayacak mıyım? Bu projenin yanında bir proje daha değerlendiriyorum. Projeler arasındaki fark nedir? Dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir? Bu proje ne kadar getiri sağlıyor? Nasıl bir masrafı var? Benim stratejim bu anlamda nerede konumlanıyor? Böyle soruları inceleyeceğiz. 

Bu konuların yanı sıra, bir CFO olarak organizasyonel bakış açısına sahip olmak, yani iç kontrol sistemlerini değerlendirmek de gerekiyor. Bir şirketin iş kontrolleri iyi midir değil midir? Bu kontrolü sağlamak için ne yapmamız gerekir? Risk yönetimi nasıl olmalıdır? 

Risk yönetimi içinde iş kontrolü ve mali tabloların rolünü inceleyeceğiz. Şirketin kurallarını koyma, risk yönetimi, mali tablo analizi, yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi, NPV’yi (Net Present Value) bulmak gibi noktalara değineceğiz. Şirketin organik, inorganik büyümesi gibi kavramlara göz atacağız. Mesela satın almalar. Bir satın alma durumunda yönetimi nasıl yapacaksınız? Teknik ve teknik olmayan kısımlarını inceleyeceğiz. Ben Doğuş Grup’ta yeme-içme sektöründe Kurucu CFO olarak yaklaşık 16-17 adet ortaklık gerçekleştirdim. Nusr-et ile başlayıp Günaydın ile tamamladığımız bir ortaklık süreci oldu. Eğitimde, bu ortaklıkları yaparken dikkat edilmesi gereken şeyleri ve neyin nasıl yapılacağı ele alırken, tekniklerini de anlatacağım. Son olarak tüm bu süreçlerde dijitalleşmenin etkisini de inceliyor olacağız.

Konuya göre kurslar:
«CFO Eğitimi»
FİNANS
Eğitmen Ertan Türkmen
3 Nisan 27 Mayıs
Ertan Türkmen