Mürsel Ferhat Sağlam ile Girişimcilik Ekosistemi | Laba Eğitim Platformu
Для отслеживания статуса заказа — авторизируйтесь
Введите код, который был выслан на почту Введите код с SMS, который был выслан на номер
Код действителен в течение 5 минут Код с sms действителен в течение 5 минут
Вы уверены, что хотите выйти?
Сеанс завершен
На главную
Blog

Arama

Mürsel Ferhat Sağlam ile Girişimcilik Ekosistemi

Kariyer, girişimcilik ve dijital markalaşma üzerine ilham verici bir röportaj gerçekleştirdik.

cover-12-666c3978947b3797936608.webp

Mürsel Ferhat Sağlam, Türkiye'nin önde gelen dijital marka danışmanlarından biri olarak tanınmaktadır. Kariyerine genç yaşta başlayan Sağlam, dört üniversite diploması, yüksek lisans ve devam eden doktora süreci ile eğitim hayatında dikkate değer başarılar elde etmiştir. 2018 yılında kurduğu Branding Türkiye platformu ile birçok ulusal ve uluslararası markaya danışmanlık yapan Sağlam, aynı zamanda başarılı bir yazar ve mentördür. Onunla girişimcilik, dijital markalaşma ve kariyer yolculuğunu konuştuk. Keyifli okumalar dileriz.

1. Mürsel Bey, bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı ve dönüm noktaları nelerdi?

Elbette. 1989’da İstanbul’da doğdum. İlk ve ortaöğretimimi burada tamamladım. Sonrasında 17 yaşımda ilk üniversiteme başladım. Bu arada 4 üniversite bitirdim. Yüksek lisansta iletişim, lojistik ve tarih alanlarını kapsayan bir tez hazırladım. Doktora sürecim ise devam ediyor. 17 yaşımda üniversiteye başlamamla iş hayatına da başladım. Örneğin o yıllarda yerel bir gazetede ve radyoda çalıştım. Perakende, yayıncılık, pazarlama ve ajans sektörlerinde ise gerek junior, gerek stajyer ve gerekse part-time çalışarak bilgi ve deneyim kazandım. İkinci üniversiteme başladığımda 21-22 yaşındaydım. Aynı sene Ajans Paradise’ı kurdum. O yıllarda roman, deneme ve hikaye türünde kitaplarım yayınlandı. Kısacası hem akademik hem sektörel hem de sanatsal olarak kariyerimi 17 yaşımdan itibaren profesyonel anlamda inşa etmeye başladım diyebilirim. Bu yüzden 17 yaş benim için çok ciddi bir dönüm noktasıdır. 19 yaş ilk kitabımın çıkması sebebiyle dönüm noktamdı. 22 yaş ise ilk girişimimi hayata geçirdiğim için bir dönüm noktasıdır. Tüm bu bilgi, deneyim ve network ile beraber 2018’de Branding Türkiye’yi kurdum. Sonrasında ulusal ve uluslararası birçok kişisel ve kurumsal başarıya imza attık. Bugün 35 yaşındayım ve kariyerim boyunca 300’den fazla kurumsal, kamusal ve kişisel markaya ve startup’a danışmanlık ve mentörlük yaptım. Yayınlanmış 20’den fazla kitabım ve 10’a yakın podcast serim bulunuyor. 

2. Girişimcilik ekosisteminde bir mentör olarak, girişimcilere en sık verdiğiniz tavsiyeler nelerdir?

Her girişimcinin yola çıkarken bir motivasyonu oluyor. Öncelikle bunu anlamaya çalışıyorum. Sonrasında girişime dair genel bir bilgi ediniyor ve değerlendirme yapıyorum. Her girişimciye analiz, strateji ve yönetim konusunda tavsiyeler veriyorum. Ardından ekipleşmenin öneminden bahsediyorum. Kurumsallaşma, markalaşma ve dijitalleşmenin olmazsa olmaz olduğunu söylüyor ve bu konularda eksikleri tamamlamadan girişimin başarılı olamayacağını ifade ediyorum. 

3. Profesyonel kariyeriniz boyunca birçok marka ile çalıştınız. En unutulmaz projelerinizden biri hangisiydi ve neden?

Evet, Türkiye’den ve dünyadan birçok A+ markaya ve ajansa danışmanlık yapma fırsatım oldu. O markaların iletişim stratejisini, dijital konumlanmasını, içerik konseptlerini planladım. Ancak özellikle pandemi sürecindeki tüm projeler benim için ilginç ve unutulmazdı. Çünkü pandemi boyunca şirketler için tek aksiyon alanı dijitaldi. Pandemi dönemi hem kreatif yönünüzü maksimum düzeyde kullanmayı hem de strateji kurgularken dikkatinizin dijitalde kalmasını gerektirmişti. Kısacası besleyici, öğretici, yenilikçi bir süreçti. O güne dek dijitale ayak direyen markaların ilk kez dijitalle tanışmasına şahitlik etmek, o bebek adımlarına tanıklık ederken bir yandan da markaların bu hassas sürecini yönetmek benim için önemliydi. 

4. Dijital markalaşma nedir?

Kavramlar üzerine çalışmayı seviyorum. Gerek akademik gerekse profesyonel iş kariyerim boyunca kavramlarla hep içli dışlı oldum. Çünkü bir konunun “nedir”ini bilmeden “nasıl”ını uygulamak ve “niye”sini anlamak mümkün değildir. Sorunuza gelecek olursak dijital markalaşma, bugün hem akademik hem de kurumsal hayatta temel bir dinamik olarak kabul edilen bir kavramdır. Bana göre en yalın ifadeyle dijital markalaşma, dijital pazarlama ve marka yönetimi iletişim süreçlerinin bütünleşik ve eş zamanlı uygulanmasıdır. Hem web. 2.0’dan hem de geleneksel kavram, süreç ve uzmanlıklardan aynı anda beslenir. Süreç gerektirir ve döngüseldir. Bütünleşik pazarlamanın bir unsurudur ancak kapsayıcılık açısından sınırları olan bir kavramdır. Öte yandan birçok alt ana kavramı ve alt ara kavramı bünyesinde barındırmaktadır. Bu yüzden de multidisiplinerdir.

5. Aynı zamanda yazarlık kariyeriniz de olduğunu görüyoruz. Yazma sürecinizi nasıl yönetiyorsunuz ve üretken olmak ve yazmak isteyen okurlarımıza tavsiyeleriniz var mı?

Yazarlığın öğrenilen değil bahşedilen bir yetkinlik olduğuna inanırım. Buna karşılık yazmanın teknik detaylarını bilmek ve öğrenmek mümkündür. Yani herkes yazabilir ancak herkes yazar olamayabilir. Çünkü yazarlık, özünde yetenek gerektirir. Bu ayrımın farkında olmak önemlidir. Ben ilkokulda bile şiir ve hikayeler yazıyordum. Edebi, akademik ve teknik olmak üzere birçok türde yazdığım toplamda 60 kitabım var. 20’den fazlası yayınlandı. Diğer kitaplarım da yayına hazırlanıyor. Yazmak benim için bir rutin. O yüzden bu konuda ilk tavsiyem şu; rutinleriniz olsun. Eğer kaleminizi geliştirmek istiyorsanız hem çok okumalısınız hem de çapraz okuma tekniğini öğrenmelisiniz. Tek tip kitaplar yerine farklı türde ve içerikte kitaplar okumalısınız. Yazmayı olduğu gibi okumayı da rutin haline getirmelisiniz. Bu konuda disiplininizi asla bozmamalısınız. Günümüzde yazar koçluğu ve mentörlüğü oldukça yaygın. Bu noktada size yol gösterecek bir mentör de edinebilirsiniz. 

Önerilen gönderi:

preview-69-66153b23db241238080454.png

Geleneksel Pazarlamada Güneş Batıyor!

Okuyun

6. Dijital pazarlama stratejilerinin eğitim platformlarına entegrasyonu konusunda ne düşünüyorsunuz?

Dijital pazarlama, içerisinde onlarca alt ana ve alt ara kavramı barındıran çatı bir kavram. İçerisinde sosyal medya iletişimi de var, internet reklamcılığı da, içerik pazarlaması da var, arama motoru optimizasyonu da. Dolayısıyla tüm bu kavramların eş zamanlı ve bütünleşik kullanımı önemli. Bu doğrultuda Laba’nın ilerleme planını takdir ediyorum. Doğru uzmanı, doğru konu başlığını, doğru eğitim içeriğini, doğru hedef kitleyle buluşturuyor. Bir konuda önemli noktalara fokuslanmak ve deyim yerindeyse kas gücünü artırıcı özel idmanlar planlamak önemlidir. Bir koşucu için doğru nefes ne denli önemliyse bir alanda uzmanlaşmak isteyenler için de optimize edilmiş eğitim içeriği o kadar önemlidir. Laba bunu iyi başarıyor. Ve bunun iletişimini de doğru yapıyor. Sosyal medya iletişiminde temel misyonuna uygun bir çizgide hareket ediyor. Benzeri eğitim kurumları ve akademilerin de aynı üslupta hareket etmesi önemli. Doğru içerik, doğru eğitmen, doğru hedef kitle ve doğru iletişim. Aslında bu kadar basit. 

7. Büyük şirketler, TikTok ve diğer sosyal medya platformlarında hangi stratejilerle ve nasıl daha etkili pazarlama yapabilirler?

TikTok, milyarlarca kullanıcıya sahip bir platform. TikTok’un daha başlangıçtan itibaren öne çıkan özelliği video oluşturma motorunun diğer mecralara nazaran daha efektif, kullanıcı deneyimine odaklı ve hızlı olmasıydı. Ayrıca kullanıcıyı ödüllendiren bir yapısı var. Takipçi ile popülerlik arasında doğrusal bir denge yok bu mecrada. Tam tersine 100 takipçisi olan bir kullanıcının videosu da milyonlar izlenebiliyor. Ancak tüm bu fırsatlara karşın markalar uzun süre TikTok’a karşı mesafeli oldu. Oysa her mecrada olduğu gibi TikTok’ta da doğru içerik ve yanlış içerik vardır. Yanlış içeriklerin çok gündemde olması mecrayı ötekileştirmeyi gerektirmez. Her marka muhakkak kullanıcılarını yakalayacağı mecralarda konumlanmalı. Örneğin markalar Twitter’da yer almaya çekinmiyor. Bu biraz da aşinalık ve algıyla ilgili aslında. Bugüne dönecek olursak, artık markalar TikTok’a odaklandılar. Ancak hala temkini elden bırakmıyorlar. Bu da bence kreatif olmalarını engelliyor. Ben dijital konumlanma ve iletişim stratejisi odağında danışmanlık yaptığım her marka için mutlaka bir TikTok penceresi açıyorum. Başlarda tedirgin oluyorlar, ancak mecranın doğru kullanımıyla edindikleri erişim, etkileşim ve kullanıcıyı görünce korkularının yersiz olduğunu anlıyorlar.

Haber bültenimize abone olun

Haftada en iyi materyalleri içeren bir mektup. Hiçbir şeyi kaçırmamak için abone olun
Takip ettiğiniz için teşekkür ederiz
Konuya göre kurslar:
«Pazarlama Direktörlüğü Eğitimi»
Dijital Pazarlama ve E-ticaret
Eğitmen Nazlı Soylu
18 Eylül 25 Ekim
Nazlı Soylu